Gebelik dönemi safra kesesi taşı oluşumu

HAMİLELİKTE( GEBELİKTE) SAFRA KESESİ TAŞI

Gebelik dönemi safra kesesi taşı oluşumuna yatkınlık yaratan bir dönemdir. Hamilelerin yaklaşık %5-10’unsa safra kesesi taşına rastlanır. Hamilelikte artan östrojen ve progesteron hormonları ve değişen kolesterol-yağ dengesi safra kesesinde taş oluşumunu arttırabilir. Progesteron hormonu safra kesesi hareketlerini azalttığı için taş olulumuna yatkınlık yatatırken, östrojen hormonu safra salgısındaki kolesterol oranının artmasına neden olarak taş oluşumunu arttırır.
Annenin hamilelik ve doğum sayısı arttıkça safra kesesinda taş olma olasılığı da artmaktadır.

Tedavi:
Safra taşı olan hamilelerin büyük kısmında herhangi bir şikayet veya belirti bulunmaz. Şiddetli karın ağrısı ve akut kolesistit belirtileri varsa ameliyat tedavisi gerekebilir ancak gebelikte mümkün olduğunda şikayetler ilaç tedavisi ile geçirilir ve ameliyat doğum sonrasına ertelenir. Çok zorunlu acil hallerde amelitar kaçınılmaz olur, bu durumda ameliyat için en uygun dönem gebeliğin ikinci trimesteridir (4-6 aylar arası).
Safra kesesi taşlarının nadiren safra yollarını tıkaması neticesinde sarılık meydana gelebilir.

Gebelikle ilgili olan ameliyatlar apandisit

GEBELİKTE APANDİSİT AMELİYATI

HAMİLELİKTE APANDİSİT
Gebelikle ilgili olan ameliyatlar dışında gebelik sırasında en çok yapılan ameliyat apandisit ameliyatıdır. Apandisit yaklaşık 1000-2000 gebelikte bir görülür. Gebelik sırasında akut apandisit gebe olmayanlara göre daha az görülür, ancak tanıda gecikme daha sık olur.

Tanı sıklıkla anamnez, fizik muayene bulguları ve ultrason bulguları ile konulur. Nadiren zorunlu hallerde tanı için tomografi de kullanılır. Ancak gebelikte apandist tanısı diğer hastalara göre daha zordur çünkü büyüyen rahim apendiks organını iterek yerini değiştirir. Bu nedenle gebelerde apandisit tanısı daha geç konur. Apendiks normalde karnın sağ alt kısmında bulunur, kalın basağın başladığı bölgeden (çekum) dışarıya doğru çıkan ince yaklaşık 5 cm boyunda bir organdır. Bu organın çeşitli nedenlerle iltihaplanması sonucu apandisit oluşur. Gebelikte normalde de kasık ağrısı, bulantı, kusma gibi şikayetler sık görüldüğü için apandisit tanısı ile karışabilir ve tanıyı zorlaştırabilir. Apandisitte kanda lökosit sayısı yükselir ancak gebelikte normalde de lökosit yüksek olabilmektedir, bu da tanıyı zorlaştırıcı bir durumdur. Tanıyı zorlaştıran bir diğer durum gebelikte röntgen çekilememesidir. Bütün bu nedenlerde gebelikte apandisit tanısı normal hastalara göre daha zordur ancak deneyimli bir genel cerrahi uzmanının muayenesi ve hastanın anamnezi tanıda en değerli unsurlardır. Hastada en çok görülen şikayetler karın ağrısı, bulantı, kusma, iştahsızlıktır, daha az oranda ateş, ishal, kabızlık görülebilir. Gebeliğin ilk aylarında ağrı daha çok gebe olmayanlarda olduğu gibi karnın sağ alt kadranında olur ancak ileriki aylarda rahimin büyümesine bağlı olarak ağrı daha yukarılarda olmaktadır. Apandisit tanısı koyarken gebelikte karın ağrısı yapan diğer durumlardan ayrılması önemlidir.

Tedavi ve ameliyat:
Apandisit gebelik olsun veya olmasın her zaman ameliyat ile tedavi gerektirir. Hiçbir zaman ilaç tedavisi yoktur. Hamilelerde de ameliyat genel cerrahi uzmanları tarafından yapılır ve iltihaplı apendiks organı alınır. Apendektomi ameliyatı normal kesi ile veya gebeliğin ilk aylarında laparoskopik (kapalı ameliyat) olarak yapılabilmektedir.

Gebelikte apendisit düşük, erken doğum gibi komplikasyonlara neden olabilir. Apandisit tanısı ne kadar erken konulursa pefrorasyon (apendiksin patlaması) daha az görülür ve gebelikle ilgili sıkıntılar daha az yaşanır. Pefore apendisitlerde ve ileri gebeli aylarında erken doğum gibi komplikasyon görülme ihtimali artar. Hamilelerde apendisit tanısı daha zor olduğu için perfore olma (patlama) oranı daha yüksektir. Bir araştırmada gebelikte perforasyon oranı %57 bildirilmiştir (Tracey & Fletcher,2000). Gebe olmayanlarda perforasyon oranı %5-20 civarındadır. Bazen gebeliğin son aylarında apandisit sonrası erken doğum tehlikesi olursa sancıları durdurmak için tokoliz tedavisi verilmektedir.

Gebeliğin akut yağlı karaciğeri doğum gerçekleştikten

GEBELİĞİN AKUT YAĞLI KARACİĞERİ

HAMİLELİK VE AKUT YAĞLI KARACİĞER
Gebeliğin akut yağlı karaciğeri (GAYK) (Acute fatty liver of pregnancy, AFLP) denilen hastalık hamilelik sırasında görülen nadir ama ciddi hastalıklardan birisidir. Gebeliğin özellikle son aylarında 30. haftadan sonra doğuma kadar veya nadiren doğumdan sonra lohusalık döneminde görülebilmektedir. Yaklaşık 10-15 bin gebelikte bir görülen nadir bir durumdur. İkiz gebeliklerde, ilk gebeliklerde ve bebeğin erkek olduğu gebeliklerde daha sık görülmektedir.

Belirtiler:
Halsizlik, yorgunluk, sarılık, kaşıntı, bulantı, karın ağrısı gibi belirtiler görülebilir. Hastalığın şiddetli olması durumunda anne hayatını tehlikeye atabilecek komplikasyonlar gelişebilmektedir. Maternal mortalite %10 civarında, fetal mortalite %20 civarında değişmektedir. Pıhtılaşma bozukluğuna bağlı mide-barsak kanamaları meydana gelebilir. Preterm eylem %70 civarında görülür.

Bulgular:
– Hipofibrinojenemi
– Hipoalbumünemi
– Hipokolesterolemi
– Hipoglisemi
– Pıhtılaşma zamanında uzama, koagülopati
– Hepatik ensefalopati
– Serum transaminaz yüksekliği
– Hemoliz
– Proteinüri
– Böbrek yetmezliği
– Ensefalopati
– DIC

Teşhis:
ALT ve AST gibi karaciğer enzimlerinde yükselme saptanır. Biluribin düzeyleri yükselir. Karaciğerdeki hasar nedeniyle pıhtılaşma faktörleri üretimi bozulur ve pıhtılaşma (koagulasyon) bozukluğu meydana gelebilir. Trombositopeli sık görülür. Böbrek fonksiyon testlerinde bozulma meydana gelebilir. Protrombin zamanında uzama görülür. Tansiyon yüksekliği nadiren olabilir, genelde tansiyon normaldir. Bazı hastalarda portal hipertansiyona bağlı asit meydana gelebilir. Hipoglisemi meydana gelebilir.
Ultrason ile karaciğerde yağlanma olduğu izlenir. Karaciğer biyopsisinde de yağlanma izlenir ancak pıhtılaşma bozukluğu meydana gelen hastalarda karaciğer biyopsisi yapılamaz. Her zaman biyopsi yapılması tanı için şart değildir. Karaciğerde yağlanma izlenen her gebe “gebeliğin akut yağlı karaciğeri” olduğu anlamına gelmez, başka nedenlere bağlı da karaciğerde yağlanma gelişebilir.
Hepatitler ve HELLP sendromu gibi diğer karaciğer hastalıkları ile ayırıcı tanı yapılması gerekir.

Tedavi:
Gebeliğin akut yağlı karaciğeri doğum gerçekleştikten sonra hızla gerileyen bir hastalık olduğu için tedavide genellikle bir an önce gebeliğin doğum ile sonlandırılması tercih edilir. Bu nedenle sıklıkla erken doğum gerçekleşmesine neden olur. Doğumun hızla gerçekleşebileceği veya spontan başladığı durumlarda normal doğum da mümkün olabilir ancak sıklıkla sezaryen gerekmektedir acil doğum için. Kan transfüzyonu ve pıhtılaşmanın düzeltilmesine yönelik tedaviler sıklıkla gerekir. Koagulasyon bozukluğundan dolayı doğum sırasında aşırı kanama riski olabilir.